• Anasayfa
  • Fiyat ve kampanyalar
  • Hakkımızda
  • Ödemeler

Mahir Sağlık Bochuma transfer oldu

Wolfsburg’da forma giyen Mahir Sağlık, Bundesliga 2 takımlarından Bochum’a transfer oldu.

Bochum Kulübü’nden yapılan açıklamada, Mahir’in transferi konusunda Wolfsburg ile daha önce anlaşma sağlandığı, şimdi ise Mahir ile 2 yıllık sözleşme imzalandığı belirtildi. Wolfsburg ile 2011 yılına kadar sözleşmesi bulunana Mahir için ödenen transfer ücreti ile ilgili bir açıklama yapılmadı.
kaynak:ensonhaber.com


Süper motivasyon !

Şampiyon Bursaspor, yeni sezon hazırlıklarını dün kendi tesislerinde yaptığı idmanla sürdürdü. Yeşilbeyazlılarda teknik direktör Ertuğrul Sağlam, takımdaki herkesin disiplinli bir şekilde çalıştığını belirterek futbolcularının moralini yükseltti. Tecrübeli teknik adam takımla yaptığı toplantıda ilk hedeflerinin 7 Ağustos’ta Trabzonspor’a karşı oynanacak Süper Kupa Finali’ni kazanmak olduğunu belirterek “Önümüzde 10 gün gibi bir süre var. Bu zaman, bizim maça hazırlanmamız için yeterli. Herkesin yavaş yavaş kendini bu finale hazırlamasını istiyorum. Bursaspor tarihine önemli bir kupa daha kazandıracağız” dedi.

INSUA CAN SIKIYOR

Yeşil-beyazlılarda tek can sıkan konu ise Insua’nın sakatlığı… Avusturya kampında sakatlanan Arjantinli, halen takımla birlikte çalışamıyor. Takımdan ayrı koşu yapan oyuncunun, havuzda tedavisi sürüyor. Takıma ne zaman katılacağı ise belirsiz.

Sabah

kaynak : http://www.spor3.com/super-motivasyon–594252h.htm


Andımız kaldırılsın önerisi !

Özgür Düşünce ve Eğitim Hakları Derneği (Özgür Der) Diyarbakır Şubesi tarafından cumartesi günü başlayan ve 2 gün süren ‘Kürt Sorununa İslami Çözüm Forumu’ sonuç bildirgesinde 8 maddelik tespit yapılırken, 14 maddelik öneriler yer aldı. Tespitler bölümünde, terör örgütü PKK’nın, Kürt sorununun bir parçası olmakla birlikte doğurduğu bir sonuç olduğu savunulurken, öneri bölümünde ilköğretim okullarında okutulan, ‘Andımız’ın kaldırılması, bazı yerlerdeki ‘Ne Mutlu Türk’üm diyene’ yazılarının silinmesi istendi.

İran, Irak, Suriye ve Türkiye’nin çeşitli kentlerinden İslami düşünceye sahip gazeteci, yazar ve kanaat önderlerinin katıldığı forum dün sona erdi. Forum sonunda hazırlanan sonuç bildirgesinde, Kürt sorununun çıkış ve çözümlenememesinin nedenleri 8 maddelik tespitle yer aldı. Bunlar arasında, terör örgütü PKK, Kürt sorununun bir parçası olarak nitelendirilirken gerçekte Kürt sorununun doğurduğu bir sonuç olduğu öne sürüldü. Tespitte, “Kürt sorununun çözümü noktasında muhatap bütün kesimleriyle Kürt halkıdır” denildi.

8 maddelik tespit

Diyarbakır’da düzenlenen ‘Kürt Sorununa İslami Çözüm Forumu’nun sonuç bildirgesinde yera alan 8 maddelik tespitler şöyle sıralandı:

1- Kürt Sorunu, Kemalist kadrolar tarafından tepeden inmeci, jakoben bir anlayışla dayatılan, inkar ve uluslaştırma politikalarının bir sonucudur.

2- Milliyetçi-Militarist bir paradigma üzerine inşa edilen Türkiye Cumhuriyeti, kurulduğu günden bu yana, homojen laik bir ulus toplum hedefiyle, farklı gördüğü ve dönüştüremediği tüm unsurlara yönelik asimilasyon ve imha amaçlı şiddet politikalarına başvurmuştur.

3- Devletin Kürt sorununa güvenlik merkezli yaklaşması, sorunu; sosyo-ekonomik geri kalmışlık, bölücülük, eğitim eksikliği gibi dar perspektifle değerlendirmesi, sorunun en temelde bir kimlik sorunu olduğu gerçeğinin üstünü örtmek için başvurulan söylemlerdir.

4- Kürt sorunu bağlamında yürütülen inkar ve imha amaçlı tüm faaliyetlerin, akıtılan kanların, yaşanan göçlerin, faili meçhullerin ve dayatılan her türlü acının birincil sorumlusu devlettir.

5- PKK, Kürt sorununun bir parçası olmakla birlikte, esasında Kürt sorununun doğurduğu bir sonuçtur. PKK, şiddetin çözümü noktasında muhataptır; Kürt sorununun çözümü noktasında muhatap bütün kesimleriyle Kürt halkıdır.

6- Hükümetin çözüm çabası olarak deklare ettiği, ‘açılım’ süreci olumluluklar arz etmesiyle birlikte; AK Parti zihniyetinin resmi ideolojiyi aşamaması ve sistemi sorgulayamaması gibi handikaplar nedeniyle oldukça cılız ve zaaflı kalmıştır. Yükselen milliyetçi söylem karşısında oy kaybetme, tabanını yitirme gibi endişelerle, güvenlik merkezli söyleme geri dönülmüştür.

7- Son dönemde yoğunlaşan çatışmalar ve derinleşen şiddet sarmalı, sorunu salt güvenlik zafiyeti olarak gören ve akan kandan nemalanan milliyetçi-militarist odakların söylemini güçlendirmektedir. Çatışmaların tırmandırılması, sorunun çözümüne yönelik geliştirilen sivil çabaları ve özgürlükçü yaklaşımları boğmaktadır.

8- Birinci Dünya Savaşı sırasında tüm Ortadoğu emperyalist güçler tarafından işgal edilmiş, savaş sonrasında bu bölge sömürgeci devletler eliyle yeniden dizayn edilmiştir. Emperyalist güçler çekildiklerinde, geriye işbirlikçi iktidarlar ve ulus devletler bırakmışlardı. Bölgedeki Kürt sorunu, sınırları sömürgeci güçler tarafından tayin edilen İran, Türkiye, Suriye ve Irak devletlerinin, Kürt halkını yok saymaları ve inkar etmeleri üzerine şekillendirdikleri politikaların bir sonucudur.” İslami Çözüm Forumu

Özgür Der’in düzenlediği forumun sonuç bildirgesinde Müslümanlar olarak ümmet bilincinin reddedilmesi ve laik sistemin dayatıldığı iddia edilirken, “Bizler Müslümanlar olarak Kürt sorununa yol açan zihinlerin, adaletsizliklerin öncelikle İslami kimlik, İslami hukuk ve ümmet bilincinin reddedilmesinin, tehdit ve düşman ilan edilip, dışlanması sonucunda Türk ulus kimliğinin ve laik sistemin dayatılması olduğuna ve mevcut laik Kemalist sistemle topyekun hesaplaşmadan, hiçbir sorunun kalıcı manada çözülebilmesinin mümkün olmadığına inanıyoruz. Mevcut sistem içinde dahi görece daha özgürlükçü bir vasatın tesis edilebilmesi ve Kürt halkına yönelik zulmü azaltmak üzere aşağıdaki önerilerde bulunuyoruz” denildi. Forum sonunda

Kürt sorunun çözümü konusundaki öneriler şöyle sıralandı:

1- TSK, yürüttüğü operasyonları durdurmalıdır. PKK, eylemsizlik kararı almalıdır. Bununla birlikte PKK’nin silahı bırakması için gerekli şartlar sağlanmalı, ayrım gözetilmeden tüm siyasi tutuklular serbest bırakılmalıdır.

2- Cumhuriyet dönemi boyunca Kürtler’e yapılan tüm zulüm ve haksızlıklar için resmi düzeyde özür dilenmelidir.

3- Şüphesiz ki tüm diller, Allah’ın ayetlerindendirler. Bu nedenle Kürtçe üzerinde devam etmekte olan resmi, gayrı resmi tüm yasaklar, sınırlandırmalar kaldırılmalıdır. Anadilde eğitim başta olmak üzere Kürtçe, her alanda koşulsuz biçimde serbest bırakılmalıdır.

4- İlköğretim öğrencilerine okutulan ‘Andımız’ kaldırılmalıdır. Muhtelif yerlerde yazılan ‘Ne Mutlu Türküm Diyene’ gibi yazılar silinmelidir.

5- Başta vatandaşlık tanımı olmak üzere, anayasa ve sistemin bütün resmi literatürüne hakim olan Türklük esaslı dışlayıcı ve ayrımcı söylem terk edilmelidir.

6- İsimleri değiştirilen yerleşim yerlerinin eski adları tümden iade edilmelidir.

7- Bölgede çok yönlü sorunlara yol açan koruculuk sistemi derhal lağvedilmelidir.

8- Binlerce kayıp ve faili meçhulün akıbeti açıklanmalı, soruşturmalar ciddiyetle yürütülmeli ve sorumlular bulunup cezalandırılmalıdır. Köy yakma v.b olayların hesabı sorulmalıdır. Ergenekon yapılanmasının bölgede yaptığı hukuksuzluklar derinlemesine soruşturulmalıdır.

9- Yapılan operasyonlarda, seçilmiş Kürt siyasetçilerinin soyut suçlamalarla tutuklanmaları, halkın siyasi tercihine ipotek koymak anlamına gelmektedir. Kürt siyasetçilerin maruz kaldığı bu hukuksuzluğa son verilmeli ve tutuklular bir an önce serbest bırakılmalıdır.

10- Tüm siyasi mahkumların cezaevi şartları iyileştirilmeli, bu bağlamda Öcalan’ın cezaevi şartları da düzeltilmeli ve normal bir cezaevine nakli sağlanmalıdır. PKK da, Öcalan’ın yaşam koşullarını şiddete başvurmak için bahane kılmaktan vazgeçmelidir.

11- AK Parti Hükümeti BDP’yi görmezden gelen tavrından vazgeçmeli, BDP ile diyaloğa geçmelidir. BDP ise çözüme yönelik çaba sarf eden sivil siyasetin elini güçlendirici adımlar atmalıdır.

12- Bir bütünlük arz etmesi nedeniyle; Irak, İran, Suriye ve Türkiye’deki tüm Kürtlerin sorunlarının çözümü için çaba gösterilmelidir.

13- Başta Şeyh Said olmak üzere Kürdistan’da kıyam hareketlerine katılan önderlerin ve Saidi Nursinin mezarları tespit edilmeli, Şeyh Said kıyamının Diyarbakır ve Elazığ arşivlerinin açılması gerekir.

14- JİTEM’i hatırlatan özel ordu fikrinden kesinlikle vazgeçilmelidir.

kaynak : http://www.haber3.com/andimiz-kaldirilsin-onerisi–593975h.htm


Raul R.Madrid’e veda ediyor

Kulübün resmi internet sitesinde yayımlanan açıklamada, törenin Bernabeu Stadı’nda düzenleneceği belirtildi.

Futbol kariyerinde Real Madrid’den başka bir takım bulunmayan ve hem Real Madrid’in, hem de İspanya’nın gelmiş geçmiş en skorer futbolcusu olan Raul, takımının 3 Şampiyonlar Ligi ve 6 lig şampiyonluğu kazanmasında büyük rol oynadı.

Real Madrid’deki son sezonunun büyük bölümünü yedek kulübesinde geçiren futbolcunun büyük bir ihtimalle Schalke’ye transfer olacağı belirtiliyor.

kaynak : http://www.spor3.com/raul-r.madride-veda-ediyor-593814h.htm


“Vittek Beşiktaş’a yakışır”

FIFA Menajeri Mithat Halis, Radyospor’da Özgür Sancar’la Haber Özel Programı’na çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Robert Vittek’in Ankaragücü’nün sözleşmeli oyuncusu olduğunu ve isminin Beşiktaş’la anıldığını belirterek Halis, “Gidecek mi bilmiyorum; çünkü bize ulaşan bir teklif yok. Ama ben Beşiktaşlı yöneticilerin yerinde olsam, Vittek tipi bir santrfor alırım. Topu ayağında tutan ve iyi kullanan, ayrıca son derece yaratıcı özellikleri olan bir santrfor. Teknik direktör Schuster kendisini çok uzun yıllardır tanıyor” dedi.

HİLBERT DE KİM OLUYOR?

Mithat Halis, Ankaragücü yönetiminin, “Biz Beşiktaş’la anlaştık, siz de konuşun” demeleri durumunda masaya oturacaklarını ifade ederken, “Zaten başkanlar kendi aralarında çok şey konuşuyorlar. Yukardan hallediyorlar her şeyi. Anlaşırlarsa gider, konuşuruz” yorumunu yaptı. Öte yandan siyah-beyazlıların yeni transferi Hilbert konusuna da değinen Halis şunları söyledi: “Hilbert’in kalitesi Beşiktaş’ta oynamaya yetmez, Tello da öyleydi. Delgado ve Tabata da modası geçmiş , klasik oyuncular. Doğru adımlar atılmalı.”

kaynak : http://www.spor3.com/vittek-besiktasa-yakisir-593299h.htm


Kenan dostunu ziyaret etti

Kenan İmirzalıoğlu çok sevdiği arkadaşı Burak Özçivit’i sette ziyaret etti
Kenan İmirzalıoğlu, Küçük Sırlar dizisinin yakışıklı oyuncusu Burak Özçivit’i sette ziyaret etti.

‘Hayırlı olsun’ ziyaretinde bulunan İmirzalıoğlu Özçivit’e yeni projesinde başarılar diledi. İmirzalıoğlu 1997, Özçivit ise 2005 yılı best modeli seçilmişti. Çok eski iki arkadaş olan İmirzalıoğlu ve Özçivit’in dostlukları ise sanat camiasında görülmeyecek cinsten. İmirzalıoğlu, “Burak’la uzun zamandır görüşemiyorduk. Kendisi çok sevdiğim bir oyuncudur. Seti görünce kendisini ziyaret etmek istedim” diye konuştu.

kaynak : http://www.ensonhaber.com/kenan-dostunu-setinde-ziyaret-etti.html


Almanya’da 90 bin TÜRK patron var

Almanya’nın başkenti Berlin’de faaliyet gösteren Türk-Alman İşadamları Birliği (TDU) Başkanı Hüseyin Özkanlı, yaklaşık 3 milyon Türk’ün yaşadığı Almanya’da 90 bin ”Türk patron” bulunduğunu bildirdi.

Özkanlı, Akdeniz Türk-Alman İşadamları Derneği Başkanı Tevfik Kısacık ile yapılacak ortak çalışmalara yönelik incelemelerde bulunmak üzere geldiği Adana’da, yaptığı açıklamada, ”Alman nüfusunun yaşlandığını, genç, dinamik ve girişimci bir yapıya sahip Almanya’daki Türklerin dördüncü kuşağının ise son derece eğitimli olduğunu” söyledi.
Eğitimli Türkler’in, Almanya ile Türkiye arasındaki ticari ilişkilerin gelişimine büyük katkı sağladığını ifade eden Özkanlı şunları söyledi:

”3 milyon Türk’ün yaşadığı Almanya’da işsizlik oranı Türkler’de yüzde 11, Almanlar’da yüzde 22 civarında. Birliğimiz aracılığıyla, Türkiye ile Almanya arasında karşılıklı yatırımlar ve özellikle mesleki eğitim konusunda Türkiye ile ortak çalışma yapmak istiyoruz.

Özellikle mesleki eğitim konusunda Almanlar’ın tecrübelerinden faydalanabiliriz. Çünkü, Türkiye’de genel liselere katılım oranı yüzde 70, meslek liselerine ise yüzde 30 iken, Almanya’da bu rakamlar tam tersi durumunda. Almanya’da mesleki eğitim oldukça gelişmiş durumda. Oysa, Türkiye’ye geliyoruz, bir lokantada yemek yiyoruz, garsonların hitabı bile müşteriyi lokantadan kaçırmaya yetiyor. Bu, Türkiye açısından üzüntü verici. Bu nedenle işbirliği yapacağımız konularda mesleki eğitime öncelik vereceğiz.

Türkiye, Avrupa Birliği’ne aday olduğu için fonlardan faydalanma imkanı var. Ancak, yeterince proje üretilmediği için Türkiye fona aktardığı kadar bile para alamıyor. Oysa, derneklerimiz aracılığıyla ortak proje yaparsak fonlara yatırılan para da heba edilmemiş olur.”

kaynak : http://www.haber3.com/almanyada-90-bin-turk-patron-var-592746h.htm


Bu pil sallandıkça şarj oluyor

Brother Industries, geliştirdiği yeni pil teknolojisiyle pillerin olduğu yerde hiçbir aparata gerek olmaksızın şarj olmasını sağlayacak. Pillerin şarj olabilmesi için sağa sola birkaç kez sallanması yeterli olacak.

Günümüzde kullanılan pillerin (AA veya AAA tipi) içerisindeki enerji tükendiğinde kullanıcıların yeni bir pil satın alması gerekiyor. Bunun yanısıra tekrar tekrar şarj olabilen piller de kullanıcılar için kısmen bir çözüm sağlayabiliyor.

Ancak Brother Industries, geliştirdiği yeni pil teknolojisi ile pillerin kendi kendine şarj olabilmesini sağlayacak. “Vibration-powered Generating Battery” ismi verilen yeni pil teknolojisi, titreşim yoluyla şarj olabiliyor. Bunun anlamı ise şu: Enerjisi minimum seviyeye inen bu pilleri kısa bir süre salladığınızda (titreştirdiğinizde) pil olduğu yerde maksimum güç seviyesine ulaşabiliyor ve bunun için herhangi bir cihaz kullanımına da gerek kalmıyor.

Örneğin TV kumandanızın içerisinde bulunan pili düşünelim. Kumandayı elinizle sağa sola bir süre salladığınızda kumandanın içerisindeki pil tekrar doluyor ve bu şekilde pil değiştirme derdi ortadan kalkıyor.

Henüz prototip aşamasında olan yeni nesil pil teknolojisinin pil çöplüğünü ortadan kaldıracağını açıklayan Brother Industries yetkilileri, artık kullanıcıların enerjisi tükenen pil derdinden tamamen kurtulacağına dikkat çekti.

AA ve AAA ölçülerindeki pilleri kapsayacak olan yeni teknolojik pillerin, görünüşte sıradan pillerden hiçbir farkı olmayacak. Şirket, Temmuz ayının 21′inde Tokyo’da başlayacak olan teknoloji fuarında da ürünün lansmanını yapmayı planlıyor.

Hürriyet

kaynak : http://www.haber3.com/bu-pil-sallandikca-sarj-oluyor-592418h.htm


Guinness’e giren son TÜRK

Guinness Rekorlar Kitabı yetkililerince boy ölçümü yapılarak, Rekorlar Kitabı’na girmeye aday olan 21 yaşında, 7 kilo ağırlığında ve 72.5 santimetre boyundaki Hatice Kocaman, tanınıyor olmanın keyfini yaşıyor. Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde yaşayan Kocaman, Guinness Rekorlar Kitabı hakemi Kelly Garrett ve Türkiye marka müdürü Emin Görgün tarafından evinde boy ölçümü yapıldıktan sonra ilgi odağı haline geldi.

Küçük bir çocuk görünümünde olan Hatice Kocaman, ünlü film yıldızları gibi herkesin kendisiyle fotoğraf çektirmek istemesinin şaşkınlığını yaşadığını söyledi.

Hatice Kocaman, çocukluk yıllarında utandığı engeliyle şimdi barışık yaşadığını belirtti.
Dünyanın en kısa boylusu olarak tescillendiğinde memleketinin de reklamını yapacağını belirten Hatice Kocaman şunları söyledi:

‘İçime doğuyor’
“Dünyanın en uzun boylusu olan 2 metre 46.5 santimetre boyundaki Sultan Köse’yi izledim. Onunla bir gün fotoğraf çektirmek istiyorum. Bir de dünyanın en kısa boylusu bir Çinliydi. Onun ölümü nedeniyle bu unvanı kapabilmek için benim gibi başka başvuruda bulunanların da olduğu söyleniyor.

Ama ben bu unvanı alacağıma inanıyorum. İçime doğuyor, bir gün bütün dünya beni tanıyacak” diye konuştu.

kaynak : http://www.haber3.com/guinnesse-giren-son-turk-592202h.htm


Ferrarri’ye yol göründü

Beşiktaş yönetimi Ferrari’yi gözden çıkardı. Vikingur maçının 18 kişilik maç kadrosuna da alınmayan İtalyan futbolcu için menajerler aracılığıyla kulüp arandığı ileri sürüldü.

Teknik Direktör Bernd Schuster’in yönetime Ferrari’nin topu oyuna iyi sokamamasından yakındığı ve “Savunmada tekniği iyi, orta sahaya destek verecek, top bizdeyken kenarlara açılıp oyuna katılacak futbolcu istiyorum. Ferrari bunu yapamıyor. Teklif varsa değerlendirebilirsiniz” dediği öğrenildi.

Schuster’in dünkü karşılaşma sonrası da başkan Yıldırım Demirören’e “Genelde takımdan memnunum. Maç boyunca toplam 35 orta yapmışız. Ancak sadece 3 gol atabilmişiz. Bir golcü ihtiyacımız olduğu kesin. Bunu çözmemiz gerek. Eğer iyi bir santrfor alırsak bu sıkıntı da ortadan kalkar” dediği belirtildi.

Başkan Yıldırım Demirören bugün özel işleri için ingiltere’ye gitti.Demirören’in yarın İstanbul’a döneceği ve yabancı kontenjanını boşaltmak için girişimlerde bulunacağı kaydedildi.

Tello ve Delgado için teklif yapan Ankaragücü ile görüşecek olan Siyah-Beyazlıların, kontenjan boşalınca Guti’yi İstanbul’a getirecekleri bildirildi. Delgado içinh İspanya’nın Getafe Kulübü’nün de 3 milyon Euro teklif yaptığı ifade edildi.

kaynak : http://www.haber3.com/ferrariye-yol-gorundu-591692h.htm

« Older Entries

    dilerseniz ilan formunu kullanın...


    İlan Veren
    Neredesiniz
    Telefon
    GSM Telefon
    Yayın Bilgileri
    Gazeteniz
    Yayın Tarihi
    Yayın Bölgesi
    İlan Metni
    Ödeme Şekli
    Ünvanı
    Adresi
    Vergi D. / No
    captcha
     


    Adınız
    Telefon
    Şehir

    Sayfalar

    Posta eleman ilanı Posta Kayıp İlanı Posta Oto İlanı Posta Teşekkür İlanı Posta Vefat İlanı